1. MEVZUAT

     a. Anayasa

Madde 10 –

Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

(Ek fıkra: 07/05/2004 – 5170 S.K./1. md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 07/05/2010 – 5982 S.K./1. md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

(Ek fıkra: 07/05/2010 – 5982 S.K./1. md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…)(*) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Madde 35 –

Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.

Madde 41 –

Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.(*)

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

(Ek fıkra: 07/05/2010 – 5982 S.K./4. md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

(Ek fıkra: 07/05/2010 – 5982 S.K./4. md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.

Madde 42 –

Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir.

Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.

Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.

İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.

Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.

(İptal fıkra: Anayasa Mah. 05/06/2008 tarih ve E. 2008/16, K. 2008/116)(*)

Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.

Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.

Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.

Madde 48 –

Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.

Madde 125 –

İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hükümler: 13/08/1999 – 4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.

Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır. (Ek cümle: 07/05/2010 – 5982 S.K./11. md.) Ancak, Yüksek Askeri Şuranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.

(Değişik cümle: 07/05/2010 – 5982 S.K./11. md.)(*) Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

      b. 926 sayılı Personel Kanunu

Madde 117 –

Barışta kıta, karargah ve kurumlara kadrosunda gösterilen rütbelerden ast rütbe ile asil olarak kimse atanamaz.

(Ek fıkra: 28/06/2001 – 4699 S.K./16. md.) Hizmet ihtiyacının zorunlu kıldığı durumlarda, kadroda yazılı sınıf yerine personelin kurmaylık veya özel niteliğine ilişkin atama kodu esas alınabilir.

Madde 118 –

Subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır:

a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,

b) Sağlık durumu,

c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,

d) İstekli bulunduğu yerler.

Madde 119 –

Yukardaki maddede yazılı esaslar dahilinde bölge ve garnizonların tespiti, bölgelerin ve garnizonların değişen şartlara göre yeniden tesbiti, buralarda kalma süreleri, atanma ve yer değiştirmelerde dikkate alınacak sair hususlar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca hazırlanacak yönetmelik ile tespit edilir.

       c. 3466 Sayılı Uzman Jandarma kanunu

Madde 19 –

Atamalar Jandarma Genel Komutanlığının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile yapılır. İllerde görev yapmak üzere atanacaklar iller emrine, diğerleri doğrudan görev yapacakları birlikleri emrine atanır. İller emrine atananların görev yerleri İl Jandarma Alay komutanının teklifi, valinin onayı ile belirlenir, diğer birliklere atananların görev yerleri ise ilgili komutanlarınca belirlenir.

(Değişik fıkra: 27/02/2008 – 5744 S.K./1. md.)(*) Uzman Jandarma Okulunu başarı ile bitirenler, altı ay süre ile stajyer olarak görevbaşı eğitimine tabi tutulmak üzere kura ile atanır. Sağlık durumu, idari, asayiş ve diğer zorunlu sebepler dışında atandıkları görev yerlerinde asgari iki yıl kalmayanlar yeniden atamaya tabi tutulmaz. İl içindeki yer değiştirme işlemleri bu şarta tabi değildir.

Atamayla ilgili diğer hususlar yönetmelikte belirtilir.

       ç. Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliği

Madde 5-

Kadroya göre atama ilkesi

Madde 6-

Hizmet ihtiyacına göre değişik garnizonlara atama ilkesi

Madde 7-

Atamada planlı değişim ilkesi

Madde 8-

Asgari sayıda garnizon değiştirme ilkesi

Madde 9-

Hizmet safahatı puanı ilkesi

Madde 11-

Garnizon hizmet süresinin tamamlanması ilkesi

Madde 14 –

Subay ve astsubayların atamaları, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına ve hizmet ihtiyacı prensibine uygun olarak aşağıdaki kriterler dikkate alınarak Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından atama yönergelerinde belirtilen garnizonlar arasında sıra ile yapılır.

a) Meslek programları ve meslek içi eğitim esasları,

b) Kadro ihtiyaçları,

c) Kıta hizmeti zorunluluğu,

ç) Terfi durumu,

d) Sınıf, branş ve ihtisasları,

e) Kendisinin, eşinin ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının atamaya esas hayati önemi haiz sağlık durumları,

f) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,

g) Personelin atanma isteğinde belirttiği yerler.

Subay ve astsubaylar, kendileriyle eşlerinin memleketleri ve daimi ikametgahlarının bulunduğu garnizonlar dahilinde, mümkün olduğu kadar, sıkıyönetim hizmetleri, sosyal tesis (orduevi, özel eğitim merkezi, askeri gazino, ve benzeri), levazım amirlikleri, ihale / muayene ve kabul komisyon üyelikleri, inşaat-emlak, asker alma ile jandarma (eğitim görevleri hariç) ve sahil güvenlik hizmetleri gibi halkla doğrudan ilişkili görevler veya mal ve hizmet alımı ile ilgili görevlere verilmez veya atandırılmazlar. Ancak, son genel nüfus sayımına göre büyükşehir belediye / belediye hudutları içindeki nüfusu 500.000’i aşan yerler için bu fıkra hükmü uygulanmaz.

2. ÖRNEK KARARLAR

1 – İlgili mevzuatı uyarınca, nokta ataması yapılmayıp, İl Jandarma Komutanlıkları emrine atanan astsubay ve uzman jandarmaların emniyet ve asayiş görevi alacak olanların istihdam yerlerinin ve il içi yer değiştirmelerinin İl Jandarma Komutanının teklifi üzerine, valinin onayı ile belirlenmesi esas ise de; belgeye dayalı olmaksızın, salt sübjektif nedenlerle bu yetkinin kullanılması halinde, atama işleminin hukuka aykırı düşeceği kuşkusuzdur.

2 – Kanıtlanmayan,mücerret görevde verimli olmadığı iddialarına dayanılarak, davacı jandarma astsubayın, devlet memuru olan eşinin atamasının yapılması imkanı da olmayan bir mahalle, il içi atamaya tabi tutulması hukuka aykırıdır.

3 – Cezalandırma amacıyla tesis edildiği anlaşılan davacı uzman erbaşın il içi atamasına tâbi tutulması işlemi hukuka aykırılıkla sakatlanmıştır.

4 – Yıllar önce işlediği iddia edilen bir suçtan dolayı hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılması nedeniyle müstakil görevde ve emir komuta etmede zaafiyet gösterdiği ileri sürülerek il içi atama işlemine tabi tutulan davacı astsubayın görevde başarılı olduğunun somut belgelerle tespiti karşısında, dava konusu atama işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırılıkla sakatlanmıştır.

5–2004 yılı genel ortalamaları ile atandığı görevinde henüz 1 yılını doldurmayan davacının muhtemel görev ihtiyacı nedeniyle il içi atamasına tabi tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

6- Davacının idari ve zaruri sebeplerle ,,,,, İl Mrk.J.K.lığı Cezaevi J.Krk.K.lığı Koruma Mng.K.lığı görevinden alınması ayağında hukuka aykırı bir yön görülmemekle birlikte, bu ihtiyacın, davacıyı …… İl merkezinde uygun bir kadroya atamak suretiyle giderilmesi mümkün iken, kişi yararı kamu yararı dengesi gözetilmeksizin davacının …. İlçe J.K.lığı …….J.Krk.K.lığı Asyş.Tim K.Yrdc.’lığına atanması işleminin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

7- Davacının, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli ebe olarak …… İlçesi …… Sağlık Ocağında görev yapmakta olan ve eş durumu nedeniyle başka bir garnizona atanma durumu bulunmayan eşinin durumu nedeniyle bir önceki görev yaptığı garnizon olan ……..İlçe J.K.lığı emrine atanma talebinin; kadro, rütbe ve muvazene imkanları ile safahatı açısından engel bir durum söz konusu olmadığı takdirde karşılanması ve talebi doğrultusunda ….. İlçesine il içi atamasının yapılmasının gerektiği, tesis edilen dava konusu il içi atama işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

 

Tüm Bloglar | Avukat Yalçın Torun